Make your own free website on Tripod.com

 

 

DERİ KANSERLERİ VE MALİGN MELANOMA

EPİDERMOİD KARSİNOMA

Epidermoid karsinoma (EK)'nın, skuamöz hücreli karsinoma, spinosellüler karsinoma, spinosellüler epitelyoma, spinalyoma gibi sinonimleri vardır.
EK, epidermisden çıkan, yayılma ve metastaz yapan gerçek bir karsinomadır. Hem deride hem de mukozalarda gelişebilir. Bazı nedenlerle gerçek bir kanser saymadığımız bazal hücreli epitelyomalar hariç, derinin çok görülen bir kanseridir. ABD’de her gün yeni 300.000 olgu ortaya çıkmaktadır. Avustralya’da görülen bütün kanserlerin %50’sini, ABD’de ve ülkemizde %33’ünü oluşturmaktadır.

Etyoloji:
EK'nın oluşmasında en büyük rolü güneş ışınları oynamaktadır. Özellikle, dalga boyu 290-320 nm arası olan ışınlar (UVB), daha kanserojen olarak kabul edilirler. EK, hemen her zaman güneşten zarar görmüş bir deri (soler pigmentasyon, soler keratoz, soler elastoz, lökokeratoz, telenjiektazi) üzerinde gelişir. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmış çiftçi, denizci, inşaat işçisi gibi kişilerde daha sıktır. En çok yüzde ve el sırtlarında ortaya çıkar.
Güneş ışınlarının dışında, etyolojide rol oynayan faktörler şunlardır:
Kronik ülserler (yanık, deri tüberkülozu, varis,...), sikatrisler (yanık, deri tüberkülozu, osteomyelit, DLE,...), kanserojen maddeler (petrol türevleri, arsenik, hardal gazı,... radyodermitler, yüksek ısı, tütün (sigara, pipo,...) bozuk diş protezleri ve irritasyon, herediter hastalıklar (kseroderma pigmentozum, epidermodisplazia verrüsiformis,...).

Klinik:
EK'nın çok spesifik bir görünümü yoktur. Genellikle ilk önce yerel bir sertlik olur, daha sonra bir plak/verrüköz papül/nodül/ülser gelişir. Tümörün sınırları çok net değildir, zamanla üzeri krutlanabilir, çevresinde eritem olur, infeksiyon, kanama görülebilir. Dudak ve genital bölge gibi alanlarda tümörün başlangıcı iyileşmeyen, sürekli kanayan bir fissür veya ülser olabilir.
Tümörün yakınında, sert, düzensiz ve alttaki dokulara yapışık bir bölgesel lenfadenopati, metastazın ilk belirtisidir.
EK, histolojik yapılarındaki atipiye ve gösterdikleri derin yayılmaya göre derecelendirilir (Grade 1, 2, 3, 4). Gradeleri yükseldikçe yayılma ve metastaz yapma eğilimleri artar.

Ayırıcı tanı:
EK'nın ayırıcı tanısına keratoakantoma, bazal hücreli epitelyoma, amelanotik malign melanoma, pyojenik granüloma, seboreik keratoz ve verrüler girer.

Tanı:
Daha önceden var olan bir lezyon üzerinde gelişen karsinomalarda tanı kolaydır. Kesin tanı histopatoloji ile konur.

Tedavi:
EK'nın tedavisinde cerrahi tedavi, elektrocerrahi, kryoterapi, radyoterapi ve kemoterapi gibi yöntemler uygulanabilir. Tedavi yönteminde seçim, hastanın yaşına ve ekonomik durumuna, lezyonun büyüklüğüne ve lokalizasyonuna, yöntemin kozmetik sonuca, metastaz olup olmamasına göre yapılır.

BAZAL HÜCRELİ EPİTHELİOMA

Bazal hücreli epithelioma (BHE)'nın , bazal hücreli karsinoma, bazalyoma gibi sinonimleri vardır. Bazı özellikleri nedeniyle gerçek bir karsinoma sayılmadığı için, bazal hücreli karsinoma olarak adlandırılmaktan vazgeçilmiştir. BHE en sık görülen deri tümörlerinden birisidir, hemen daima kıl bulunan derde yerleşir, yavaş gelişir, metastaz yapmaz.


Etyoloji:
BHE sıklıkla, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalanlarda, yüksek dozda X ışınları ile tedavi görenlerde, yanık ve ender olarak yara skatrisleri üzerinde gelişir, bazen hiçbir neden olmadan da ortaya çıkabilir.

Klinik:
BHE'nın başlıca beş klinik tipi vardır:
1. Nodülo-ülseratif BHE: En sık görülen tiptir. Küçük bir papül olarak başlar, giderek büyür, nodüle dönüşür, üzerindeki deri incelir, telenjiektazi gelişebilir, nodülün ortası ülserleşir (ulkus rodens). Tam gelişmiş şeklinde ortada bir ülser, çevrede sert, parlak, net sınırlı bir bordür vardır.
2. Pigmentli BHE: Nodülo-ülseratif tipin aşırı pigmentli ve koyu kahverengi renkteki tipine bu ad verilmiştir. Tümör içinde ve çevresinde bol miktarda melanin bulunması buna neden olur.
3. Sikatrisyel (morfea benzeri) BHE: Sarımtrak, sert, sınırları düzensiz plaklar şeklinde kendini gösterir. Sikatrisli bir dokuyu andırır ve çok geç olarak ülserleşebilir.
4. Yüzeyel BHE: Tek veya çok sayıda, eritemli, skuamlı hafif infiltre plaklar vardır. Plaklarda küçük, yüzeyel ülserasyonlar ve krutlar oluşur. Yüzeyel yayılım gösterir, derinlere invaze olmaz.
5. Fibroepitelyoma: Genellikle sırtta yerleşen, çok sayıda olabilen, sertçe, sıklıkla saplı, fibromlara benzer oluşumlardır. Diğer tiplere göre daha nadir görülür.

Ayırıcı tanı:
BHE'nın pigmentli nevüsler, epidermoid karsinoma, malign melanoma, verrüler ve lupus vulgarisden ayrımı yapılmalıdır.

Tanı:
BHE'da kesin tanı histopatolojik inceleme ile konur.

Tedavi:
BHE'nın tedavisinde hastanın yaşına ve ekonomik durumuna, lezyonun büyüklüğüne ve lokalizasyonuna, yöntemin kozmetik sonuca göre cerrahi tedavi, lokal destrüksiyon, elektrocerrahi, kryoterapi, radyoterapi, kemoterapi uygulanabilir.

MALİGN MELANOMA

Malign melanoma (MM), epidermal melanosit veya nevüs hücreli nevüslerin jonksiyonel bölümünden gelişir ve en malign deri tümörüdür. Deri karsinomalarından çok daha az görülür.

Etyoloji:
MM açık tenli olanlarda, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalanlarda, kseroderma pigmentozumlu hastalarda daha kolay ortaya çıkar. Travma da etyolojide oynar. Gebelik metastazların sayısını artırır. MM sıklığı 20-45 yaşlar arsında en sıktır. MM'nın puberteden önce gelişmesi çok nadirdir. Ailede MM öyküsü, MM gelişim riskini sekiz kat arttırmaktadır. Erişkinlerde MM'ların 1/3 nevüslerden, 2/3'ü normal görünümlü deriden kaynaklanır.

Klinik:
Tümörlerin çoğu normal deride, pigmentli bir alan oluşturarak ortaya çıkar. Bir melanotik nevüsten gelişiyorsa, önce onun rengi koyulaşmaya başlar. MM lezyonları ya küçük nodüllerden veya düz plaklardan oluşur, üzeri erode olur, kanar. Lenfatik yayılmayla ana tümörün çevresinde satellitler oluşur, bazan beyaz bir hale gelişir. MM deri dışında, tırnak altına, oral mukozaya, meninkslere ve iç organlara da yerleşebilir. MM'nın pigment bulunmayan, açık renkli "amelanotik" tipleri de vardır.
MM'da ilk metastaz, lenfojen yolla bölgesel lenf bezine olur, daha sonra deri, karaciğer ve akciğerde hematojen metastazlar oluşur.
MM'nın klinik tipleri şunlardır:
a. İn situ MM'lar:
1. Lentigo maligna: Güneş gören yerlerde, en çok yüzde ortaya çıkar. Yavaş gelişen, kahverengi tonlarında, deri düzeyinde bir oluşumdur, üzerindeki renk değişik tonlardadır, bazen renksiz bölümler de olabilir. Çapı 15 cm'ye kadar varabilir, sınırları belirsizdir.
2. Yüzeyel yayılan melanoma in situ: Lentigo malignanın epidermis içine yayılan tipidir. 1-3 cm çapındadır, lentigo malignadan farklı olarak gövdenin kapalı yerlerinde ortaya çıkar, deriden hafif kabarıktır, keskin sınırlıdır.
3. Akral lentiginöz melanoma in situ: Sıklıkla avuç içi, ayak tabanı, tırnak altı ve tırnak çevresinde yerleşir. Üzeri düzensiz renkli, kenarları belirsizdir. Tırnak çevresinde, özellikle tırnak altına yerleşenlerde tırnak ucuna doğru mavi veya kahverengi bir band saptanır. İn situ fazı çok kısa sürer.
b. İnvazif MM'lar:
1. Lentigo malign melanoma: Lentigo malignanın invaziv şeklidir, ek olarak nodüller vardır. Nodüllerin bir veya birkaç adet olabilir, yavaş büyür, geç metastaz yapar.
2. Yüzeyel yayılan melanoma:
Yüzeyel yayılan melanoma in situnun invaziv şeklidir, ek olarak nodülerde infiltrasyon artmıştır ve plaklar vardır. Lezyonlarda yer yer siyah-kahverengi ve renksiz alanlar, eritemli bölgeler vardır.
3. Akral lentiginöz melanoma: Akral lentiginöz melanoma in situnun invaziv şeklidir. Kısa zamanda ülsere olarak metastaz yapar.
4. Nodüler melanoma: Melanomaların prognozu en kötü olan tipidir. Vertikal olarak büyür ve hızlı bir şekilde nodüler tümörler oluşur. Rengi koyu kahverengi-siyahtır, özellikle polipoid olanlarda ise tam aksine açık renkli olabilir (amelanotik malign melanoma). Tümörlerin üzerinde kısa zananda ülserasyon ve krut oluşur. Metastazın ilk belirtisi, eksizyon yerinde yeni lezyonların ortaya çıkmasıdır. Metastaz çoğunlukla lenfojen yolla ve en sık deriye olur. Daha sonra akciğer, beyin, deri altı yağ dokusu, karaciğer, kemik, uzak lenf bezi, gastrointestinal sistem metastazları gelişir.

Ayırıcı tanı:
MM'yı seboreik keratoz, pigmente bazal hücreli epitelyoma, hücresel mavi nevüs ve juvenil melanomadan ayırmak gerekir.

Tanı:
MM'da tanı histopatolojiyle konur ve tümör, invazyonun derinliğine göre I'den V'e kadar derecelendirilir.

Tedavi:
MM'da en etkin ve en geçerli tedavi yöntemi cerrahidir. Ancak cerrahi tedavinin mümkün olmadığı durumlarda kemoterapi, radyoterapi gibi diğer tedavi yöntemleri uygulanabilir.
MM'da yaşam süresi oldukça kısadır.